Yıl 1990...

04.11.2026

Bonfilet Et Sanayi Tic. Ltd. Şti. kuruldu... Aslında 1905'te başlayan hikayenin başrolünde çok ama çok değerli büyüğümüz Mustafa AKKOYUN var. Baba mesleği kasaplık. Et söktörünün gerçek duayenlerininin başındadır bence.

Tanışmamız çok ama çok enteresan, vizyoner, zehir gibi bir kafaya sahip bir evlat yetiştirmiş Mustafa AKKOYUN. Hırslı, kararlı, cesur ve yeniliklere açık. Bayrampaşa meydanında bir market. Evet bildiğiniz bir gıda marketi. Dükkana girdiğinizde, sağda süt ürünleri, solda et ürünleri. Detaylı inceleyince kökenin et olduğu, buranın da aslında fiziken market, ruhen başka bir yer olduğunu anlamamak mümkün değil. Slogan varılmak istenen hedefin ta kendisi... Yine Mustafa AKKOYUN imzası taşıyor. "İster bir ton, ister bir kilo" Vizyonu marka altı slogan yapmış!

Hakan AKKOYUN; işte bahsettiğim evlat. Kafasına koymuş, eti paketleyip satacağım. Marka yaratacağım ve insanlar "eti markası ile isteyecek" Babasının oğlu işte :) Bir ajans arayışına giriyor ve kader yollarımızı orada kesiştiriyor. İlk ziyarette, hızlı adımlarla büyüyen bir ajansın verdiği özgüven ve üstten bakan tavırlarla markete girdim. Hayal kırıklığı yaşadım elbet biraz. Gittiğimde bir et firması görmeyi umut ediyordum, market çıktı.

İlk görüşme...

H.A. üst kata davet etti. Üst kat ofis katı olarak kullanılıyormuş. Ancak merdivenlerden yukarı çıkmakta biraz (epey:) zorlandım. Benim cüssemde bir reklamcı için fiziksel şartlar çok da uygun değildi. Uzun sözün kısası, Hakan Akkoyun hayallerini, yapmak istediklerini, bunun için bir ajans desteğine ihtiyacı olduğunu anlattı. Gözlerinden okunan heyecan, her reklamcıya kısmet olmaz diye düşündüm. Ve her koşulda birlikte yürüme kararı aldım. 

Sunum günü...

Öylesine iştahlı ve büyük bir konsantrasyonla hazırlanmıştım ki... Zannederseniz marka sahibi Aydın Sayın ;) Sunumlar o zamanlarda fotobloklar üzerine hazırlanıyor. Sunumlar işin kendisinden daha önemli. Yok öyle ChatGPT'ye yolla bir promt, 3 dakika sonra sunum hazır! Yaşadığımız hazzı ne müşteri tarafı, ne de ajans tarafı anlatabilir. Yine üst kata çıktık ve başladı sunum bir iki hoşbeşten sonra... Açılan her kartonda bir hikaye, her hikayede alınan brief'in tokat gibi karşılıkları... İddialı konseptler, üç ayrı dünya. Ancak bir tanesi var ki sona sakladığım, o dünyayı ben yaratmışım, içinde de yaşıyorum.

O güne kadar gıda sektörü siyah görmemiş. Hakan AKKOYUN'da beğendi aslında siyah konsepti ama... Aması var! Mustafa AKKOYUN olmaz dedi. Siyah olmaz. Etkileyici ve sağlam prezantasyon bitti, bir hafta ses seda çıkmadı Bonfilet'ten. Bir hafta sonra, beklemediğim bir gelişme; daha yeni tanışmışız. Hakan AKKOYUN, Antalya'da gıda fuarına ziyaretçi olarak gidiyoruz, seni de götürmek istiyoruz diye aradı.

Antalya yollarında...

Herkes mesafeli siyaha. Bense tutturmuşum siyah olacak diye. Antalya'da paşalar gibi ağırladılar beni fuar boyunca. Her gün açılış saatinde gidiyor, kapanışa yakın çıkıyoruz fuardan. Standlar geziliyor, ambalajlar inceleniyor, makineler ve teknolojiler inceleniyor. Ta ki son güne kadar. Son gün fuarın tam da çıkış kapısında, Mustafa AKKOYUN'un elleri arkada bağlı, elinde tesbihi... Evet Aydın bey, bir tane siyah gördün mü fuarda beş gün boyunca, hala siyah diye diretecek misin?

Sanki bu soruya on yıl boyunca hazırlanmışım gibi verdim cevabı. Evet dedim, işte tam da bu yüzden herşey siyah olmalı.

İşte o gün ve o dakika Bonfilet'in yeni yüzü gözlerimde şekillendi ve 2026 yılıda ülkemizin en saygın entegre et tesislerinden birine sahip, o güçlü yapının ilk adımı atıldı.

Bugün... Yeni nesil iş başında artık. Hakan AKKOYUN'un oğlu Utku AKKOYUN, Bonfilet'i yeni ufuklara taşımak üzere şirket yönetiminde. Bilmesi ve unutmaması gereken tek şey, bu yapının her tuğlası alın teri ihtiva ediyor. Temeli 1905'e dayanan Bonfilet kültürünü, bu güne taşıyan değerler on yıllar geçsede aynen korunmak zorunda. Çalışkanlık, dürüstlük, azim ve en önemlisi SAYGI!

Zira; özellikle Gıda Sektöründe saygıyı kaybettiğiniz an, halk sağlığı için büyük bir risk haline gelirsiniz. Saygıyı kaybederseniz itibarınızı kaybedersiniz. Saygıyı kaybederseniz ekibinizi, size inananları kaybedersiniz. Saygıyı kaybederseniz "herşeyinizi kaybedersiniz"

Yolun ve bahtın açık olsun Utku AKKOYUN...

Share